lütfen tıklayın

http://www.sonsavas.com/altSayfa.asp?P=Destek&OyuncuID=63213







Google’n uydu görüntülü harita hizmeti tartışılıyor İnternetin en bilinen arama motoru durumundaki Google’n, haritada aranan yer ya da binanın en ince ayrıntılarına kadar uydu görüntülerini veren yeni bir hizmet başlatması tartışmalara yol açtı. Pazartesi akşamından beri http://maps.google.com/ adresinde servise konan uydu görüntülerinin hem güvenlik çevreleri hem de mahremiyete önem veren çevrelerde eleştirilere yol açtığı kaydediliyor. Keyhole isimli şirket tarafından hazırlanan dijital uydu görüntülerinin daha önce ücret karşılığı görülebildiği belirtilirken, Google’n ilk defa bu hizmeti parasız olarak kullanıcılara sunduğu ifade edildi. Google’n harita hizmetine başvuranlar yine ilk olarak haritaları görüyorlar; ancak istenirse, aranan yer ya da binanın uydu görüntülerini büyüterek daha yakından ve olduğu gibi görebiliyorlar. Keyhole Genel Müdürü John Hanke, uydu görüntüleri hizmetinin güvenlik endişelerine yol açmasına mahal olmadığını belirterek, “Bu haritalar konusunda paranoyak olmak için çok az sebep var. Çünkü görüntüler genellikle altı ila on iki aylık. Ayrıca bu görüntülerden bir araç plakası okumak ya da görüntüdeki kişinin ne yaptığını görmek mümkün değil.” dedi. Google’n bedava uydu görüntülü harita hizmetinin sadece Kuzey Amerika ile sınırlı olduğu ve ABD’nin de yarısını kapsadığı ifade edildi.

Alıntı: bilkentunıversitesi.net


İstanbul Boğazı'nda, dümen arızası yaptığı belirtilen Singapur bandıralı bir tanker kıyıya çarptı.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) yetkililerinden alınan bilgiye göre, Karadeniz yönüne giden ''Singapur'' bandıralı, ''Aral Sea'' adlı boş tanker, Sarıyer Yenimahalle açıklarında, henüz belirlenemeyen bir nedenle dümen arızası yaptı.
Arıza yüzünden bir süre sürüklenen tanker, durdurulamayınca kıyıya doğru yönelerek, Karakütük Caddesi'ndeki Pazarbaşı Parkı'na çarptı. Parkın kenarında hasara yol açan tankerin çarpması sonucu, kıyıya park edilen bir motosiklet de yaklaşık 7 metre uzağa fırladı.
Kaza sırasında oluşan dalgalar yüzünden, park yakınındaki 3 yalının alt katını su bastı.
Tanker daha sonra demir atarak güçlükle durabildi. Tanker personelinin durumu bildirmesi üzerine, KEGM'ne ait römorkörler olay yerine gönderildi. Polisler de kıyıda inceleme başlattı.
Malta'dan Gürcistan'ın Batum kentine giden ve 58 bin 129 groston ağırlığında olan 244 metre uzunluğundaki tankerin, römorkörlerce çekileceği belirtildi.
Kılavuz kaptanı da bulunduğu belirtilen tankerin kıyıya çarpması dolayısıyla İstanbul Boğazı transit gemi geçişlerine kapatıldı


Japonya'nın Osaka kentindeki mühendisler, göz kapağının hareketlerine duyarlı olarak çalışan iPod ürettiler. Osaka Üniversitesi'ndeki Mühendislik Bilimi Okulu'nun geliştirdiği müzik oynatıcısı, kulaklık yada gözlüklere yerleştirilen ve cildin hareketlerini algılayan sensörler sayesinde çalışıyor. Sistemi kullanan bir kişi, gözünü bir saniye boyunca güçlü bir şekilde kapattığında, iPod'taki şarkı geri sarıyor. Diğer gözünü kapattığında ise sıradaki şarkı çalmaya başlıyor. Kullanıcı eğer iki gözünü de kapatırsa, şarkıyı durduruyor yada devam ettiriyor. Mühendis Kazuhiro Taniguchi, kızılötesi sensörlerin algıladığı sinyallerin, Apple'ın ürettiği iPod içindeki bir mikrobilgisayara iletildiğini, oynatıcının bu sayede çalıştığını söyledi. Taniguchi, sistemin yemek yerken, konuşurken, yürürken ve koşarken dahi arızaya sebep olmayacağını, yanlışlıkla ya da istemdışı yapılan cilt hareketlerinin iPod'u etkilemeyeceğini kaydetti.

Nasa'nın Son Buluşu TV


NASA‘ya bağlı Advanced Supercomputing Division / İleri düzey süper bilgisayar bölümü / tam 128 adet ekrandan oluşan dev bir LCD ekran yarattı. 128 adet grafik işlemcisi kullanılan sistemde, 1024 adet işlemci çekirdeği 74 teraflop işlem yapıyor.
Ayrıca 475 terabayt boyutunda depolama birimi bulunan sistemde -hyperwall-2 olarak adlandırılıyor- hyperwall 1 ‘den 100 kat daha hızlı çalışma performansı gözlemlendi. ( Hyperwall 1 - 2002 yılında yapılmıştı).
NASA dünyanın en yüksek çözünürlüklü görsel TV / LCD sisteminden sonra ilk icade HyperWall 1 in ne kadar aciz kaldığını görüyoruz.


Alıntı:elektroblog.org

Seiko Epson ve Murata adlı firmaların üretme aşamasında oldukları cihaz yeni bir devrim açacak.Genellikle elektronik aletler kullanılırken kablo zorunludur ama yeni çıkartma aşamasındaki bu cihaz sayesinde şarj ediilmesi gereken aletler için kablo kullanmak gerekmiyecek.Bu alet sayesinde hangi cihaza uygun kablo yada kablo ucu bulmak yerine elektronik aleti bu cihazın yanına koyarak şarj edebilirsiniz.Bu üstün teknoloji alet ise elektromanyetik endüksiyon teknolojisi sayesinde kullanabilecek.

Motorola' nın Yeni Telefonu ZINE ZN5

Motorola ve Kodak birlikte tasarladıkları ilk telefon olan MOTOZINE ZN5′i bugün duyurdu. Bu ürün Motorola’nın 5-megapiksel savaşlarının başladığı tarihten günümüze kadar çıkarmış olduğı ilk 5-MP telefon olma özelliğini taşıyor.
ZN5 Xenon flaşı, Kodak’ın görüntü teknolojisi ve (başlangı. ve fotoğraf geçişleri arasındaki) hızı ile ön plana çıkıyor. Fotoğraf ayrıca KODAK’ın çevrimiçi galerisine ve diğer web paylaşım sitelerine fotoğraf transferi için hızlı bağlantı imkanı sağlıyor.
ZINE ZN5′i dünyanın her tarafında kullanabilirsiniz, çünkü dört-bant GSM/EDGE desteği var. Ne yazık ki 3G desteği bulunmuyor, ancak hemen üzülmeyin çünkü WiFi uyumlu. Bu sayede içerisinde barındırdığı HTML tarayıcı ile internet sitelerinde rahatlıkla, data ücretini kafanıza takmadan gezinebilirsiniz.
Motorola MOTOZINE ZN5 öncelikle Temmuz ayı başında Çin’de satışa sunulacak. Bu yıl içerisinde diğer ülkelerde de satışa sunulması bekleniyor.
Alıntı:teknoblog.com

Almanya'da Gmail Şoku


Google’ın Almanya’da Gmail ismini kullanması yasaklandı.Bu şok yasaklama Almanya’da tepkiye neden oldu.Yasak gereği Almanya'da yaşayanlar ya da bir nedenle Almanya’ya seyahet etmek zorunda kalanlar, “www.gmail.com” ile e-postalarına ulaşamayacak. Çünkü Gmail isminin Almanya’da kullanılmasıi uzun süren bir dava sürecinin ardından yasaklandı.Geçtiğimiz hafta sonundan itibaren, Gmail’e giriş yapmak isteyenler, karşılarında şu mesajı buldular: Almanya’da Gmail adı ile servis veremiyoruz. Artık Google Mail adını kullanacağız. E-postanıza ulaşmak istiyorsanız, “http://mail.google.com” adresini ziyaret edin. Ne yazık ki, bu sayfadan yeni adresimize bağlantı vermemiz de mümkün değil.”
Gmail’in başına gelen bu yasaklama olayının sorumlusu ise, Danile Giersch adındaki bir Alman iş adamı. Giersch, 2000 yılında hizmete soktuğu e-posta hizmetine Gmail adını vermişti. Google’ın kendi servisini aynı isimle 2004 yılında başlatması da, Alman iş adamının dava açması ile sonuçlanmıştı.
Google davayı kazanacağından emindi; ancak beklediği olmadı. Mahkemeler Giersch’i haklı buldu ve Google’ın Almanya’da Gmail adını kullanmasının önü kapandı.
Google’dan yapılan açıklamaya göre e-posta hizmeti Almanya’da aynı şekilde devam ediyor, sadece ismi ve adresi değişmiş durumda…

Alıntı:teknoblog.com


Türk Milli takımı Euro 2008 şampiyonası gruplarından çıkabilecek mi?Millilerimiz bize bu gururu, bu sevinci yaşataklar mı bilinmez ama şarkıda söylendiği gibi 'HEP SENİNLEYİZ TÜRKİYE' demek geliyor içimden.Yensende yenilsende hep seninleyiz Türkiye.Millilerimiz geçen Avrupa Şampiyonasında olduğu gibi İsviçre ile tekrar bir final maçı oynayacak.final maçı dememin nedeni ise, yenen takım devam edecek, yenilen takım ise şampiyonaya veda edecek.Şampiyona İsviçre'de yapıldığından Millilerimizin işi zor.Ama Türk halkının onların bu maçı alıp finallere çıkacağından emin.Millilerimizin morallerini mozmayıp bu yolda devam etmeleri ve bu maçı kazanmaları ve Türk halkını mutluluğa boğması temennimiz.Fakat yenilselerde arkalarında olduğumuzu bilmeleri ve ona göre maça rahat çıkamalrı gerekmektedir.Milli takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim ise Portekiz Milli takımına yenilmemizi 'Servetin daha ilk dk. sakat sakat oynaması, Gökhan Zan'ın sakatlanarak oyundan çıkamsı nedeniyle oyun şablonunun bozulduğunu söyledi.'Servet ve Gökhan'ın sakatlıklarıda ciddiyetini koruyor.İsviçre maçında oynayıp oynamayacakları daha belli değil.Milli takımımıza başarı diliyor ve Türkiyeye Grurla gelmelerini temenni ediyoruz.Her zaman Hep Destek Tam Destek:


Öğrencilerin en zor günlerinden olan öss sınavına sayılı günler kala öğrencilerin streslerini yenmelerinde ailelerinin büyük önemi var.Ebeveynler çocuklarını rahatlatmalıdırlar.Bazı çocuklar bunun altından başarıyla çıkarlar.Bazılarıda zorlanır.Fakat uzmanlar çocukların kendilerini fazla zorlamamalarını söylüyor.Ayrıca uzmanlar çocukların Sınav öncesi yedikleri şeylerinde büyük önemi olduğunu söylüyor.Öğrencilerin sınavdan önce vücutlarındaki organlarını fazla zorlamayacak ve zihni açacak şeyler yemelerini ve fazla heyecenlanmamalarını söylüyor.Dr. Gürkan Kubilay tarafından hazırlanan Öss yiyecek listesi:
Sınav Öncesi Yenmesi Gereken Yiyecekler:
Sınava 1 gün kala yenmesi gereken yiyecekler:
Sabah:Sütlü veya Meyve sulu mısır gevreği,
1 bardak Portakalsuyu,
1 dilim Örgü Peyniri,
4-5 Zeşil Zetin (Özellikle yeşil zeytin, Fakat sevmeyenler için siyahta olabilir.)
1 dilim Kepek Ekmeği.
Ara Öğün: 5-6 dilim Kayısı.
Öğle:150 Gr.Ton Balıklı Makarna,
1 adet Çörekotlu Poğaça,
1 bardak Domates suyu,
1 dilim Buğday ekmeği.
Ara Öğün(Öğleden Sonra):2 adet Ananas (konsantirasyon amaçlı)
Akşam:100 Gr. Tavuk Göğüslü Salata,
1 tabak Yoğurtlu Ispanak,
Ara Öğün(gece):1 bardak Yeşil Çay,
2 Elma
Sınava sabahı yenmesi gereken yiyecekler:
Çok İnce doğranmış Muz,
1 Avuç Üzüm,
1 bardak Elma Suyu, (Bu 3 şey Glikoz bakımından zengin olduğundan beynin çalışmasına yardımcı olur.)
Beynin çalışması için bu besinler daha yararlıdır.Peynir, zeytin vb. besiler ağır besinler olduğundan bunlar yenmemelidir.Daha hafif olan besineler tercih edilmelidir.
Ayrıca Öğrencilerin Sınavda:
Sarı giymemelilerdir.Sarı renk sinirleri harekete geçirir.Sarı renkte bir silgi olabilir.
Turkuaz ise Stresi azaltır.Turkuaz renkli kıyafetler giyilmelidir.
Kırmızı Cesaret verir.Kırmızı renkte kalem veye silgi olabilir.Nedeni Öğrencilerin genelde ilk seçtikleri şık doğrudur.Bu nedenle kırmızı öğrencilere bu konuda cesaret verir.
Lila giyilmemelidir.Nedeni lila uyku getirdiğinden öğrenciler lilayı akşam yatarken yatak takımlarında daha rahat uyumaları için kullanmalıdırlar.
Turuncu sindirim sistemlerini harekete geçirdiğinden sınav zamanı kullanılmamalıdır.
Anne ve Babalar ise Beyaz veya Siyah giymemelidirler.Beyaz ve siyah renk olmadıklarından kararsızlık anlamına gelir.
Ve en önemlisi öğrenciler açık rente kıyafetler giyip bol bol eğlenmelidirler.

Noki 6500 Slide



Teknik Özellikler

Kilit Özellikler

* Carl Zeiss optics, oto fokus ve 8x dijital zoom özelliği taşıyan 3.2 megapiksel kamerayla kaliteli resimler çekin
* Güçlü, çift LED flaş kapalı mekanlarda çekilen resimleri mükemmel hale getiriyor
* Resim ya da videolarınızı TV çıkışıyla ailenizle ve arkadaşlarınızla paylaşın
* 3G görüntülü arama sevdiklerinize daha da yakın hissetmenizi sağlar
* Resimlerinizi tüm arkadaşlarınızla paylaşmak için doğrudan Flickr™ web sitesine bağlanın

Görüntüleme ve Video

* Carl Zeiss optics, oto fokus ve çift LED flaş, 8 x dijital zoom, macroshot, manzara modu, sıralı çeklim ve 2 adımlı çekim tuşu özelliğine sahip 3.2 megapiksel kamera
* Çekim ve zoom tuşlarıyla yatay mod telefonu dijital kamera gibi kullanmanıza imkan vermektedir
* En sevdiğiniz görüntülerin baskısını almak için PictBridge™ ‘ı kullanın
* Adobe PhotoShop yazılımı ile resimlerinize rötuş yapabilirsiniz
* Video kaydı: 4x yumuşak zoom ile VGA (15fps) ve QCIF (30fps) çözünürlük. H.263 MPEG-4 in .3gp formatını destekler
* Görüntülü arama için ikinci kamera (QCIF çözünürlük, 15 fps)
* 3G TV görüntülü arama ve TV çıkışı üzerinden TV konferansı ile sohbetlerinize yeni bir boyut ekleyin

Uygulamalar ve Oyunlar

* Java™ MIDP 2.0 uygulamalarını destekler
* Oyunlar High Roller Casino, Golf Tour, Rally 3D ve Snake 3*
* Yahoo Go!
* Nokia Katalogları
* Nokia Sensor
* Flash Lite 2.1.1

*Oyunlar bölgeden bölgeye farklılık gösterebilir.
Tarama

* HTTP/TCP/IP kümesi üzerinde XHTML desteği ile WAP 2.0 tarayıcı
* Opera Mini tarayıcı

Bağlantı

* Bluetooth sürüm 2.0
* USB 2.0 ile Micro USB konektörü
* 2.5kulaklık ve TV çıkışı için mm AV konektörü
* Nokia PC Suite yazılımını kullanarak yerel ve uzaktan SyncML senkronizasyonu

Veri transferi

* EDGE Release 4 çok yuvalı sınıf 31 (5RX+2TX: maksimum 6 yuva)
* GPRS çok yuvalı sınıf 31 (5RX+2TX) maksimum 6 yuva, sınıf B&C)
* Tarama için ve data modemi olarak CSD (devre değişmeli data) transferi

Dijital Servisler

* Zil seslerini, duvar kağıtlarını, temaları ve ekran koruyucuları over-the-air (OTA) indirme
* FOTA – İnternet’ ten telefon yazılımı güncellenmesi

Ekran

* 2.2” QVGA (240 x 320 piksel) LCD ekran 16.7 milyon kadar rengi destekler
* Aktif ekran alanı 33.5 x 44.7 mm
* Ortam Işığı Sensörü

Mesajlaşma ve e-posta

* Video ve resim oluşturma, alma, düzenleme ve gönderme için Multimedya mesajlaşma (MMS)
* Push e-posta müşteri desteği eklentileri
* Mesajla metin gönderme Zincirleme SMS, resimli mesajlaşma, SMS dağıtım listesini destekler
* Presence-enhanced contacts özelliğiyle anlık mesajlaşma
* Nokia Xpress sesli mesajlaşma (AMS) Kaydedilmiş bir ses klipini MMS ile gönderin

Hafıza Fonksiyonları

* 20 MB dahili boş kullanıcı hafızası
* MicroSD hafıza kartı sayesinde 4 GB’a kadar genişletilebilir

Müzik ve multimedya

* Müzik çalar MP3, MP4, AAC, eAAC+ ve WMA ses dosyası formatlarını destekler
* Görüntülü radyo – en sevdiğiniz FM radyo kanallarını dinleyin, etkileşime geçin ve onlar hakkında bilgi edinin
* Video streaming H.263 & MPEG4 (VGA, 30 fps’ye kadar) ve H.264 (QCIF 15fps)
* Yerel video oynatma H263 ve 2048 kbps bitrate ile MPEG-4 için VGA’da 30 fps’ye kadar . 192 kbps H264 için 15fps QCIF
* VGA'da görüntüyü TV çıkışına verme
* QVGA 15 fps’de Videoyu TV çıkışına verme

Çevrimdışı ve demo modları

* Uçuş Modu tüm iletiyle ilgili faaliyetler kapalı

Çalışma Frekansı

* Quadband GSM 850/900/1800/1900
* Dual band WCDMA 850/2100

Kişisel bilgi yönetimi (PIM)

* Takvim, yapılacaklar listesi, notlar
* Alarmlı saat
* Kronometre
* Geri sayım zamanlayıcı
* Hesap makinesi

Güç yönetimi
Batarya Konuşma süresi Bekleme süresi Kapasite
Batarya BP-5M 6 saate kadar 320 saate kadar 900 mAh

Çalışma zamanları şebeke ve kullanıma göre değişebilir.
Zil sesleri ve temalar

* 64 polifonik zil sesleri
* Görüntülü zil sesleri
* Duvar kağıtlı ve ekran koruyuculu temalar

Satış paketi içeriği

* Nokia 6500 slide
* Nokia Batarya BP-5M
* Nokia Şarj Cihazı AC-4
* Nokia Kablolu Stereo Kulaklık Seti HS-47
* Nokia 256 MB Micro SD Kartı MU-27
* Nokia Micro USB Kablosu CA-101
* Nokia TV Çıkışı Kablosu CA-92U
* CD ROM
* Kullanım kılavuzu

Ebat

* Hacim: 73 cc
* Ağırlık: 123 g
* Boyutlar: 96.5 x 46.5 x 16.4 mm

Ses Özellikleri

* Ses tuşunu kullanarak Nokia Bas konuş (Nokia PoC)
* Sesli komutlar ve ses kaydı
* HR, AMR, FR, ve EFR konuşma kodeklerini destekler

Kullanıcı Arabirimi

* 40 Serisi, 3. edisyon
* Aktif bekleme – favori uygulamalarınıza erişim için ekranınızda görünecek beş ikon seçin
* 5 yönlü Navi tuşu, iki yumuşak tuş, gönder ve görüşmeyi sonlandır tuşları
* Yan ses tuşlarının zoom işlevi bulunmaktadır

İlgili BelgelerS

* Belgelendirme Bilgisi (SAR)
* Eko Deklarasyon
Alıntı:nokia.com.tr

Son Teknoloji Arabalar



Yüksek teknoloji içeren arabalar övgünün yanında eleştiriler de alabilmektedir. Bir çok özelliğin bir arada olmasının getirdiği kullanım zorluğu, pahalı olması veya müşterinin tam faydası düşünülmeden yapılmış olmasi gibi çeşitli eleştiriler yapılabilmektedir.

J.D Power’ın kalite ve müşteri memnuniyeti araştırma merkezinin idari yardımcısı Joe Ivers yeni arabaların yeni teknoloji ile donatılmasına rağmen bunun bir bütünlük içinde müşteriye sunulamadığı için sıradan bir müşteriye kolaylık sağlamadığını söylüyor.

Ivers’in sözleri doğru. Ancak BMW335i Sedan, Audi TT Roadster 3.2 veya Lexus LS 600h’nin yöneticileri yüksek teknolojiyi bir uyum içinde sıradan müşterilere de sunduklarını söylüyorlar. Arabalar, tam direksiyon hakimiyeti, turbo motor, yakıt tasarrufu, düşük emisyon hibrit motor sistemi gibi mükemmel özelliklere sahip.
Hepsininde kullanımı kolay ve tamamen müşterinin faydası düşünülerek yapılmış.
2008 Volvo XC70’de olduğu gibi sürücünün tam emniyet içinde olmasını sağlayan teknoloji içermektedir. Daha çok yüksek mukavemetli çelikler kullanılarak sürücünün çarpmalardan korunması sağlanıyor ve aynı zamanda da çarpma esnasında enerji dağıtılarak can güvenliği artırılmış oluyor.
BMW 335i’de olduğu gibi turbo motorlar müşteriye avantaj sağladığı gibi araba sürme keyfini de veriyor.

Lexus LS600h’de olduğu gibi bazı arabalarda müşteriyi her yönüyle memnun etmek için kolay kullanım özellikleri yanında çok titiz çalışmalar da yapılmış. Örneğin, ‘Gelişmiş Park Rehber Sistemi’. Bu sistem otomotik olarak arabanın park yapmasını sağlıyor. Sonar kullanarak uzaklığı ölçüyor ve ona göre direksiyonu ayarlıyor. Bu arada sürücü videolar ile ön ve arkayı görebiliyor. Sürücüye düşen iş sadece frenlere basmak.

Başdöndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik gelişmelere son günlerde bir yenisi daha eklendi.
Uzmanlar, özellikle savaş alanlarında kullanılmak üzere günümüzdekilerden çok daha farklı ve kullanışlı bir ambulans üretmek için kolları sıvadılar.
Henüz proje aşamasında olan bu ambulans helikopter ile ister Amazon’un balta girmemiş ormanlarında ister Newyork’un göbeğinde, yani dünyanın neresinde olursa olsun tıbbi ihtiyacı olan herkese ulaşılarak tıp alanında yeni bir dönem açılması hedefleniyor.
1950'li yıllarda hayata geçirilmek istenen fakat bir türlü başarılamayan 'uçan jip' prototipinden esinlenerek tasarlanan bu ilginç aracı günümüz helikopterlerinden ayıran en temel özellik pervanelerin iç tarafa monte edilmiş olması.



Daha çok savaş alanlarında kullanılmak üzere tasarlanan aracın işleyişi şu aşamalardan oluşuyor:

- Helikopter, kendisine gönderilen GPS sinyallerini birkaç dakika içinde algılayarak hedefe doğru yola çıkıyor.

- Hedefe vardığında en ufak bir sarsıntı yaşamadan piste indikten sonra, içerde bekleyen robot yaralıyı özel kabine yerleştiriyor.

- Kabindeki kameralar sayesinde sürekli akan veriler sayesinde süreci takip edebilen uzmanlar, robota yaralıya ilk müdahalenin yapılması için gerekli talimatları veriyor.

- Robot, kendine verilen tüm talimatları yerine getirdikten sonra, helikoptere kalkış emri veriliyor. Sinyali algılayan helicopter dikey bir şekilde – ki kalkış pozisyonu içerdeki yaralının sağlık durumu için çok önemli – havalanmaya başlıyor.

- Pilotu olmayan ve sürekli sinyallerle yönlendirilen araç, hastaneye vardığında artık iş gerçek doktorlara devrediliyor.

Alıntı:guncelhaber.com

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yüzme sezonunun başlaması üzerine kent sınırları içinde yer alan 83 plajın suyunu inceledi.20 Mayıs'ta başlatılan çalışma kapsamında plajlardan alınan su örnekleri İstanbul Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarı'nda analiz edildi.Yapılan incelemeler sonunda İstanbul'daki 67 plajın suyunun 'iyi kalitede olduğu' diğer 16 sının ise çok da iyi olmasada yüzülebilecek kalitede olduğu açıklandı.İyi kalitede olan plajlar:

Büyükada Su sporları kulubü önü, Heybeliada Su sporları kulubü önü, Burgazada su sporları kulubü önü, Kınalıada su sporları kulubü önü, Kınalıada Ülker Restorant önü, Menekşe Plajı önü, Riva Plajı, Poyraj plajı, Riva Elmasburnu Plajı, Riva su ürünleri plajı...
Temiz noktalar İSKİ'ye göre denize girilebilecek yerler şunlar: Avrupa yakası: Büyükçekmece, Küçükçekmece, Surdibi Topkapı kavşağı, Samatya sur içi, Ahırkapı, Sarayburnu, Karaköy, Salıpazarı, Fındıklı, Dolmabahçe, Beşiktaş, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek, Rumelihisarı, Rumelihisarı İskele, Kireçburnu, Rumeli Kavağı, Altınkum Plaj, Askeri Plaj.


Anadolu yakası: Tuzla Deniz Harp Okulu, Tuzla Ankara Su Sporları, Tuzla Mendirek, Pendik'te dört nokta. Kartal İDO, Maltepe, Küçükyalı, İdealtepe'de iki nokta, Altıntepe, Bostancı İDO Çamaşırcı Deresi, Bostancı Turşucu Deresi, Suadiye'de iki nokta, Caddebostan'da iki nokta, Çiftehavuzlar, Fenerbahçe'de üç nokta, Kalamış Marina, Moda, Kadıköy İnciburnu, Haydarpaşa, Harem, Üsküdar, Kuzguncuk, Nakkaşbaba, Kandilli, Küçüksu, Anadolu Kavağı, Poyraz'da iki nokta, Anadolu Feneri, Kınalıada, Burgazada, Büyükada ve Sedefadası'nda 17 nokta. Ağva Yeşilçay ve Pot Deresi, Kilyos'ta üç nokta, Gümüşdere Plajı, Karaburun Plaj ve Karaburun Dalgakıran, Silivri bölgesinde Güzelce Marina, Kumburgaz. Ölçümlerde Celaliye ve Selimpaşa ile yeni hazırlanan plajı haziranda açılacak olan Florya ve Menekşe, denize girilebilecek kriterlerde çıkmadı.



Otoritelerce, ‘Dünyanın bir numaralı karikatür yarışması’ olarak nitelendirilen 25'inci Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması sonuçlandı. Antalya'daki IC Green Palace Oteli'nde toplanan, 79 ülkeden 971 sanatçının, 2 bin 665 karikatüründen elediği 37 ülkeden 161 sanatçının 189 karikatürünü değerlendiren Seçiciler Kurulu, Türk sanatçı Ahmet Öztürklevent'in eserini birinci seçti. Yarışmada ikinciliği Arnavutluk'tan Agim Sulaj ve üçüncülüğü de Avusturyalı Gerhard Gepp kazandı.Karikatür Oscar'ı olarak da adlandırılan yarışmanın birincisi Ahmet Öztürklevent, 8 bin dolar para ödülü ve heykelcikle, Kültür Bakanlığı Plaketi ve Hürriyet Gazetesi Altın Plaketi’ni alacak.


Yarışmada ikinciliği kazanan Arnavutluk'tan Agim Sulaj da 5 bin dolar para ödülü, heykelcik ve Milliyet Gazetesi Altın Plaketi’ni alacak. Üçüncü olan Avusturya'dan Gerhard Gepp'e, 3 bin 500 dolar para ödülü, heykelcik ve Radikal Gazetesi Gümüş Plaketi verilecek.


BAŞARI ÖDÜLLERİ ALANLAR:


Seçiciler Kurulu’nun 500’er dolar ‘Başarı Ödülü’ne değer gördüğü 12 eser, sanatçıları ve ülkeleri şöyle:Dorhshid Ghodratipour (Iran), Friederike Gross (Almanya), Mihai Ignat (Romanya), Pawel Kuczynski (Polonya), Myung- Lae Nam (Güney Kore) (İki başarı ödülü), Dusan Petricic (Sırbistan), Robert Rousso (Fransa), Agim Sulaj (Arnavutluk), Muhammet Şengöz (Türkiye), Ross Thomson (İngiltere) ve Kürşat Zaman (Türkiye).
İKİ ANTALYALI SANATÇIYA ÖDÜL

Yarışmaya ev sahipliği yapan Antalya'dan iki sanatçı da ödül sahibi oldu. Eseri birinci olan Ahmet Öztürklevent, aynı zamanda ÇEKÜL Vakfı'nın Alanya Temsilcilsi. ‘Başarı Ödülü'ne layık görülen Kürşat Zaman da Antalyalı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu Zaman, Antalya'daki özel bir şirkette tasarımcı olarak çalışıyor.ÜCRETSİZ GEZİLEBİLECEK Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması'nın bu yılki Seçiciler Kurulu'nda dünyaca ünlü karikatür ustaları yer aldı. Başkanlığını Arjantinli karikatürist Marlene Pohle'nin yaptığı 11 kişilik jüride Baha Boukharı (Filistin), Etıenne Delessert (İsviçre), Latif Demirci, Selçuk Demirel, Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, Tan Oral (Türkiye), Athanassıos Efthımıadıs (Yunanistan), Michel Kıchka (İsrail), Martın Rowson (İngiltere) ve Kım Yongmın (Güney Kore) görev yaptı.Seçiciler Kurulu'nun seçtiği eserler, IC Hotels Airport'ta yarın saat 18.30'da yapılacak tören ve kokteylin ardından sergilenmeye başlanacak. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması'na katılan ve ödül alan karikatürler, IC Hotels Airport'ta 10 Haziran'a kadar sergilenecek ve ücretsiz gezilebilecek. Yarışmada derece alan sanatçıların ödülleri Ekim ayında İstanbul'da yapılacak törenle verilecek.

Kene, eklem bacaklıların örümceğimsiler (Arachnida) sınıfından kan emici ve gözsüz bir dış parazittir. İnsan, koyun, köpek, kedi, deve gibi canlıların derilerine yapışarak kanlarını emer.Ayrı eşeylidir ve yumurta ile çoğalır. Dişi yumurtalarını yaprak, çöp veya hayvan kılları arasına bırakır. Gelişimlerinde metamorfoz vardır. Yumurtalarından üç çift bacaklı larvalar çıkar. Bunlar bir pupa devresi geçirerek 8 bacaklı nimfalara (tam gelişmemiş yavrular) dönüşürler. Nimfalar da bir pupa safhası geçirdikten sonra ergin hale gelirler. Larva ve nimfalar genellikle kertenkeleler üzerinde, erginler ise insan, koyun, sığır, köpek gibi memeliler üzerinde parazit yaşarlar. Vücutları başla kaynaşmış bir göğüs ve torba biçimli dişi 11-12 mm'ye kadar sişer. Erginlerinde dört çift bacak bulunur. Bacakların uçlarında çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye rahatça yapışarak hortumlarıyla kan emerler. İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Ormanlarda bulunduğu ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine düşüp derisine yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emer. İlk iki bacak çifti öne, son iki çifti geriye yönelmiştir. Bugün 889 kene türü bilinmektedir. Kenelerin hepsi zararlı, parazit ve kör değildir. Sığır ve köpek kene türleri gözlüdür. İnsan ve ehil hayvanlarda parazit yaşayanlar çeşitli hastalık mikroplarını bulaştırdıklarından sağlık bakımından zararlıdır ve birçok bakteri de üretmektedir.
ACİL DURUMLARDA ÇIKARTMAK=
Kene'yi kesinlikle kendiniz çıkarmaya çalışmayın ve en kısa sürede uzman bir sağlık görevlisi tarafından çıkarılmasını sağlayın.
Eğer herhangi bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, şu adımları izleyin:
1) Kenenin üzerine kimyasal madde dökmeyin, bunu yaparsanız kene rahatsız olup sizi bırakabilir fakat bu esnada emdiği kanın bir kısmını kusar, midesinden gelen tehlikeli virüs ve mikroplar vucudunuza bulaşır.
2) Ucu ince bir cımbız yardımıyla, kenenin vucudunuza en yakın noktasından(kan emdiği hortum) nazikce ve sağlam bir şekilde kavrayın. (Sakın kenenin vucuduna dokunmayın, bu emdiği kanı geri boşaltmasına yol açar.)
3) Yavaşca, sallamadan ve çevirmeden, düz bir biçimde keneyi çekin.
4) Kene çıktıktan sonra ısırılan yeri alkol, yoksa sabun ile temizleyin.
5) Keneyi uygun bir şekilde saklayın. Gerekirse tanımlama için gerekli olabilir. Keneyi öldürmek için ezmeyin, patlamasına neden olabilir.
6) En yakın zamanda bir sağlık kuruluşundan yardım isteyin, kontrol yaptırın.

Komik

videoKOMİKLİKLER, SAKARLIKLAR.TAVSİYE EDERİM.

komik reklamlar

videoKomik deniz altı fotoğraf makinesi

Kiralık Jimmy Jib






4 metre uzunluğunda JİMMYJİB.Portatiftir(GEREKTİĞİNDE BİR KİŞİ TAŞIYABİLİR).Mini Dv ve Dv kamera bağlanabilir (panasonik E100).Pan ve tilt rimod kontrollü. zoom ve kayıt kontrollüdür.Sistem 220 Volt ile çalışır.(TRİPOT ÇANTASINA SIĞABİLİR)KİRALIKTIR.TEL:216 626 1050 DAHİLİ NO:1809 CEPNO:536 4965894 Not:Operatör ücreti kiralama ücretine dahil değildir.


Uzmanlar bayanları bronzlaşma konusunda uyarıyor.Koyu renkte bir tene sahip olmak için saatlerce güneşin altında kalmamalarını söylüyor.Bunun nedeni ise son zamanlarda artan cilt kanseri hastalığı.Uzmanlar sabah saat 11:00 ile Öğlenden sonra 16:00 arasında direkt güneşe maruz kalmamalarını söylüyor.Bronzlaşmak isteyenlerin en az 30 koruma faktörlü güneş kremi kullanmalarını söylüyor.
Dermatologlar, cildin de bir tür hafızası olduğuna dikkat çekerek, önlem almadan bronzlaşmanın neden olduğu zararların her yıl birbirine eklendiğini; erken yaşlanma, tümör öncesi lezyonlar, kırışıklıklar ve tümörlerin “birikmiş” bronzluk etkisi olduğunu kaydediyorlar. Estetik açıdan hoş bir görünüm oluşturduğu için bronzlaşmak mı, yoksa sağlığı riske atmamak için güneşten uzak durmak mı? Güneşin zararlı etkileri her yıl, yaz mevsimiyle birlikte gündeme geliyor. Dermatologlar, cildin de bir tür hafızası olduğuna dikkat çekerek, bronzlaşmanın neden olduğu zararların yıl be yıl birbirine eklendiğini belirtiyorlar. Doktorlar erken yaşlanma, tümör öncesi lezyonlar, kırışıklıklar ve tümörlerin “birikmiş” bronzluk etkisi olduğunu kaydediyorlar. Bilim adamlarına göre cildimiz her yaz oluşan yanıkları unutmuyor. Birçok yıl öncekileri bile. Bronzluk yok olduğunda bile zarar kalıyor. Bu nedenle doktorlar özellikle çocuklara büyük özen gösterilmesi gerektiğini belirtiyorlar. “Yaşamın ilk 10 yılında görülen yanıklar erişkin yıllarda melanom riskini artırıyor. Güneşin zararlı etkisinin geri dönüşümü çoğu zaman olmuyor” diyen tıp adamları son yıllarda cilt kanseri vakalarının yüzde 350 oranında artış gösterdiğini ifade ediyorlar. Kanserle birlikte birçok cilt hastalığı da artış gösteriyor.

ÖNLEM ALMAK YETERLİ Bütün bunlar güneşten tamamen uzak durmamız anlamına mı geliyor? Tabii ki hayır. Gerekli önlemler alınmak kaydıyla güneş sağlığa yarar da sağlıyor. Önemli olan koruyucu ürünleri sürmeyi ihmal etmemek, bu ürünleri 2-3 saatte bir tekrarlamak, ışınların en dik geldiği kritik saatlerde güneş altında olmaktan kaçınmak, günde en az 1,5 litre su içmek ve meyve-sebze ağırlık bir diyet uygulamak. İşte güneş altında uyulması gereken basit, ama çok önemli kurallar: 1. Koruyucu güneş ürünlerini; burun, kulak, dudak, omuz ve ayak gibi hassas yerleri de unutmadan, vücudunuza sürün.
2. Bu ürünleri iki saatte bir ve özellikle denizden çıktıktan sonra tekrarlayın. 3. Güneşe kademeli çıkın. İlk gün yarım saatten fazla güneş altında kalmayın. İkinci gün 45 dakika, sonraki günler en çok iki saat. En riskli saatler olan 12.00 ila 15.00 arası güneşe çıkmamaya özen gösterin. 4. Cildinize uygun bir koruma faktörlü ürün kullanın. Açık renk ciltlerin daha yüksek koruma faktörlü ürünlere gereksinimi vardır. 5. Güneş yoksa bile dikkatli olun. UV ışınları bulutlar arasından da geçer. 6. Sabırla ve temkinle elde edilen bronzluğun daha kalıcı olduğunu unutmayın. 7. Islak cilde dikkat: su damlacıklarının güneş ışınları üzerindeki etkisinden dolayı dana kolay yanar. 8. Güneşe çıkarken parfüm sürmeyin. Ciltte koyu renk lekeler oluşabilir.

Ankara Üniversitesinden Türkiye kürek şampiyonasına katılmak için Sapanca'ya giden kürekçiler akşam yemeği için bir minibüsle Sapanca Öğretmen evine gitti.Öğretmen evinin girişinde kürek takımı ile 3 genç arasında 'Burada tayt ile gezilmez 'diye laf atıp kavga çıkarttılar.Fakat kavga son anda önlendi.kürek takımı yemek yemek için girdikleri öğretmen evinden çıktıklarında minibüslerinin lastikleri inmişti.Sonra tekrar 3 kişi tarafından saldırıya uğradılar.sporcular ne olduğunu anlamadan saldırgan gençlerin sayısı 25'e yükseld.Misafir gittikleri yerde saldırıya uğrayan gençlerden bazılarının vicudunda darbeye dayalı morluklar ve kızarıklıklar vardı.Üzerlerinde şort ve tayt olan sporcuların bazılarıda milliydi.Milli sporcu olan Sait Alican Çiftçi ise kafa travması nedeniyle hastahaneye kaldırıldı.Sapanca kaymakamı Mehmet Ceylan ise 'Çok üzücü bir olay.Sorumluların yakalanması için araştırmalar sürüyor' dedi.
Oraya spor yapmak için gitmiş ve misafir olan bir gruba saldırmak misafirperverliği ile tanınmış olan Türk milletine bir hakarettir.Bu haraket çağdışı kalmış bir toplumun hareketidir.Oysa Türk milleti bu hareketleri yapacak bir millet olmamış ve olmayacaktır.Bu olay yurt dışında büyük yankı buldu.


2008 Avrupa Futbol Şampiyonasında takımlarının kaderini değiştirecek bir çok futbolcu var.Bu futbolcular dünyadaki futbol liglerinin süper starları.Bu süper starlar arasında bir Türkte var.Türkiye'yi Avrupada büyük bir başarıyla temsil eden NİHAT KAHVECİ bunlardan biri.Nihat LA LİGA'da attığı gollerle bu listeye adını yazdırdı.Her nekadar transfer haberleri çıksada Villereal'de mutlu olduğunu söyleyen Nihat takımı Villereal'e resmi bir teklif gelmediğini de sözlerine ekledi.Takımı ile anlaşıldığında transfer olabileceğini açıklayan Nihat kapıyı açık bıraktı.İşte Listedeki 16 süper star:
1.Alexander Frei (İsviçre)
2.Nihat Kahveci (Türkiye)
3.Miroslav Klose (Almanya)
4.Emanuel Pogatetz (Avusturya)
5.Ivan Klasnic (Hırvatistan)
6.Klaas Jan Huntelaar (Hollanda)
7.Maciej Zurawski (Polonya)
8.Luca Toni (İtalya)
9.Franck Ribery (Fransa)
10.Angeles Charisteas (Yunanistan)
11.Adriana Mutu (Romanya)
12.Sergei Saenko (Rusya)
13.Zlatan İbrahimoviç (İsveç)
14.Fernando Torres (İspanya)
15.Tomas Rosicky (Çek Cumhuriyeti)
16.Christiano Ronaldo (Portekiz)


Bahis şirketleri düzenlenen her turnuvada olduğu gibi Euro 2008 Futbol Şampiyonasındaki Şampiyonluk oranlarını açıkladı.Bir çok önde gelen bahis şirketleri tarafından belirlenen şampiyonluk oranları, kazanması muhtemel adaylar her ne kadar az farkla değişkenlik göstersede genel ortalamaya göre favoriler ve şansı olmayanlar aşağı yukarı aynı.Verilen şanslardan Türkiye Polonya ve Avusturya Hemen hemen hiç şans verilmeyenler arasında.Buna karşılık Almanya ve İtalya açık ara önde.Fakat bu şampiyonluk şansları Türkiye'nin 2002 de yaptığı ve ilerde yapacağı şeylerin yakınından bile geçmiyor.Grubumuzda bulunan Portekizli oyuncu Chıristiano Ronaldo hiçbir Türk Oyuncu tanımadığını açıkladı.Fakat eminimki 7 Haziran gecesi bütün Aslanları, bütün Kanaryaları, bütün Kartalları ve Diğerlerini tanıyacaktır.Bütün futbolcularımız onun bu sölerine karşı ona kendilerini tanıtacaklardır.3 Haziran günü Arda ve Hamit'in yaptıkları basın toplantısında büyük başarı istedikleri ve diğer grup üyelerinin turnuva sonunda Türkiye'yi hafife almamayı çğreneceğini açıkladı.İşte bahis şirketlerinin açıkladığı Avrupa Futbol Şampiyonası Kazanma oranları:
1/5 ile Almanya,
1/5,5 ile İtalya,
1/7 ile İspanya,
1/8 ile Fransa
1/8 ile Portekiz,
1/12 ile Hırvatistan,
1/13 ile Hollanda,
1/18 ile Çek cumhuriyeti,
1/25 ile İsviçre,
1/30 ile Yunanistan,
1/30 ile İsviçre,
1/33 ile Rusya,
1/40 ile Romanya,
1/50 ile Polonya,
1/50 ile TÜRKİYE
1/90 ile Avusturya.


PASİF İÇİCİLİK
Sigara dumanının zararları saymakla bitmez ve sadece sigara içenler için değil içmeyenler için de çok zararlıdır.Sigara ve onun gibi zararlı madde içeren şeyleri içen bir kişinin yanında bulunan kişide zararlı dumanı solur ve o zehiri kendiside almış olur.
Her yıl binlerce pasif içici, sigara dumanın verdiği zararlardan dolayı hastalanmaktadırlar.
Pasif içiciler, sigara içen kişilerin yanında durarak 3.700 çeşit kimyasal gazdan zarar görmektedirler. Bunların büyük bir kısmı zehirlidir, geriye kalan kısmı da kanserojen benzopyrene ve formaldehyde gazlarıdır.
Sigara dumanı ne kadar alınırsa akciğer kanseri ve kalp krizi gibi bir çok hastalık olma olasılığı çok yüksektir.Çocuklar için risk çok daha ciddidir.Nedeni, akciğerleri henüz gelişmektedir ve onlar yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp veririler.Bu nedenle sigara dumanını daha fazla alırlar.Sigara dumanına maruz bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz enfeksiyonları, bronşit ve zatürree sıklıkla görülen hastalıklardır.
Çocukların sürekli sigara içilen ortamda yaşamak zorunda kalmaları, sağlık durumlarını ve gelecekteki yaşamlarını olumsuz yönde etkiler. Özellikle çocukluğun ilk birkaç yılı, ev gibi kapalı ortamlarda geçmekte. Bu nedenle çocuklar istemsiz olarak ev ortamı kirliliğinin etkisinde kalıyorlar. Kapalı ortam havasının en önemli kirleticisi olan sigara dumanınınsa, zehirli ve kanserojen olduğu, bilinen bir gerçek. Bu nedenle son yıllarda pasif içicilerin sigara dumanından nasıl etkilendiklerini ele alan birçok araştırma yapılıyor. Sigara dumanının sigara içmeyenleri istemsiz etkilediği, ilk kez 1972'de ileri sürülmüştü. Çocuklarda istemsiz olarak sigaranın etkisinde kalma, doğum öncesi dönemde başlıyor; doğumdan sonraki yaşamı da etkileyerek devam ediyor. Örneğin, Marilyn L. Winkelstein ve arkadaşlarının araştırmasına göre, ABD'deki çocukların yaklaşık %53'le %77'si, en az bir içiciyle aynı evde yaşıyor ve bu çocuklar pasif içici olarak kabul ediliyor.Çocukların sigara dumanından olumsuz yönde etkilenmeleri, anne karnındaki dönemde başlıyor. Gebelik döneminde pasif sigara dumanına maruz kalma da, aktif içicilik gibi bebeğin sağlığını olumsuz etkiliyor. Kendisi sigara içmeyen ve günde 7 saat ya da daha uzun süre pasif sigara dumanına maruz kalan gebelerin, düşük ağırlıklı bebek dünyaya getirme riski 1-8 kez, erken doğum riski 1-6 kez ve 35 haftadan küçük, gestasyonel yaşta bebek dünyaya getirme riski 2,4 kez artıyor. Araştırmalar, sigara içen annelerde düşük yapma ve ölü doğum yapma oranlarının, içmeyenlere göre %50 daha fazla olduğunu ve sigara içen annelerin bebeklerinin, yaklaşık onda bir oranında ani ölüm riski taşıdığını gösteriyor. Gebelikte ve gebelik sonrasında sigara içen annelerin çocukları, başkalarına göre daha çok davranış bozukluğu gösteriyor (hiperaktivite, okul performansında ve entellektüel kazanımlarda azalma).Sadece annenin pasif içici olması veya sigara içmesi değil, babanın sigara içmesi de anne karnındaki bebeği olumsuz etkiler. Sigara içen babaların çocuklarının, kanseri önleyici genden yoksun olarak doğduğunu ve ileriki yaşlarda kansere yakalanma risklerinin daha fazla olduğunu gösteren araştırmalar var. Çocukların akciğerleri tam gelişmemiş olduğundan, çevresel sigara dumanına maruz kalmak, her yaştan çocuğun akciğer işlevlerini bozar. Çocuklar, yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp verirler; bu nedenle, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Günde yarım paket veya daha fazla sigara içen anne ve babaların çocuklarının, herhangi bir solunum yolu hastalığından hastaneye yatma riskiyse 2 kat daha fazladır.Sigaradan etkilenen yenidoğan bebeklerde kolik sıklığının arttığı ve bu bebeklerin gece gelen ağlama, kıvranma, bacaklarını karına çekme davranışları gösterdikleri belirlenmiş. Bunun yanında, öğürme, kusma, gaz oluşumu gibi belirtiler de görülür. Öte yandan, istemsiz olarak sigara dumanının etkisinde kalan yenidoğanların tükürük salgısında ve idrarlarında nikotinin metaboliti olan kotinin varlığını gösteren çalışmalar da, bu konunun önemini açıkça ortaya koyuyor. Sigara dumanının istemsiz olarak etkisi altında kalan yenidoğan ve çocuklarda yapılan çalışmalar, bu grupta tonsilit, sinüzit, rinit, zatüre, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarına sık rastlandığını ve çocukluk dönemi astım sıklığının ve şiddetinin arttığını gösteriyor. Örneğin, ABD'de her yıl, pasif sigara dumanına maruz kalma nedeniyle 18 ayın altında 150.000-300.000 bebek, akut solunum yolu hastalığı geçiriyor.Çevresel sigara dumanı, hem kulak enfeksiyonlarının sayısını artırır, hem de kulak hastalığının süresini uzatır. Sigara dumanını solumak, burun arkasıyla orta kulağı birbirine bağlayan östaki borusunu tahriş eder. Bu da orta kulakta sıvı birikimi ve enfeksiyonla kendini gösterir.Çocuklarda duyma kaybının en önemli nedenlerinden biri, kulak enfeksiyonudur. Eğer ilaçla etkili cevap alınamazsa cerrahi girişim gerektirir. 1994 yılında Hong Kong'da yapılan bir araştırmada da, kendisi hiç sigara içmemiş öğrencilerin evinde sigara içen kişi sayısı arttıkça, öksürük ve balgam yakınmalarının ve astım tedavisi alanların arttığı görülmüş.Anne ve babası sigara içen çocukların erken yaşlarda sigaraya başlama riskinin fazla olduğu da araştırmalarla belirlenmiş. Uludağ Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, çocukluğunda pasif içici konumunda olanların %74,6'sının, yetişkinlikte aktif içici olduğu ve bunların 69.9'unun da çocukların yanında sigara içtiği saptanmış. Sağlıklı bir toplum ve gelecek için çocuklarımızı pasif içiciliğin olumsuz etkilerinden korumak yönünde, aileler ve toplum olarak gerekli önlemleri almalıyız.


Sigara, vücudun çeşitli organlarında tahribat yapar.Ayrıca kanserin yanında cilt sağlığına ve güzelliğinize de zararları vardır.İşte sigaranın zararları:
-Ağız kokusu yapar, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar.
-Dudak, yanak ve gırtlak kanserine neden olur. Hatta sigarayı yakmadan dudağında taşıyan yada tütün çiğneyenlerde de ağız için kanserleri görülür.
-Dilde, tat alma duyusunda bozulmalar olur.
-Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunama görülür.
-Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani katarakta sebep olur.
-Cildin yapısının bozulmasına neden olur. Leke ve kırışıklık oluşur. Selülitlere sebep olur.
-Burunda koku alma duyusu azalır.
-Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yol açar.
-Damar sertliğini hızlandırır. Beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve tansiyon yükselmesi görülür.
-Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir. Ayrıca mesane kanserinin önemli nedenlerindendir.
-Akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. Bronşlarda ve akciğerlerde birçok çeşit kanserin oluşmasına neden olur.
-Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve yemek borusu kanserine yol açar.
-Gebelikte tüketilen sigara düşük doğumlara ve bebekte gelişme geriliğine neden olur.
-Erken menopoz ve rahim kanserinin sebebidir.
-Parmaklarda sararmaya ve tırnaklarda zayıflamaya yol açar.
-Kemik erimesine neden olur.
-Burger hastalığına sebep olur. Bu haslatık, el ve ayaklardan başlayarak tıkanıklığa yol açar ve uzuvların kesilmesi gerekir.
-Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali, stres, gerilim, performansta düşme ve reflekslerde azalma görülür.
-Pankreas kanseri riski artar.
-Hastalık, yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer.
-Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir.
-Bütçenize yük olur, çevre kirliliğine yol açar, yangınların en önemli sebeplerindendir.
-Çocuklarınız kanseri önleyen genlerden yoksun hayata gelir.
-Hamilelerde %10-15 eksik kiloda doğuma ve bebek zeka eksikliğiyle doğar.
-Çevrenizdekileri de bu zararları verirsiniz. Çocuğunuzun sigaraya başlama oranı daha fazladır.




Sigara içme yasağı TBMM’de kabul edilerek, yasalaştı. Lokanta, kahvehane, kafeterya, birahane ve diğer eğlence yerlerine dönük Temmuz 2009’da uygulanacak. 19 Mayıs'tan itibaren Kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü Eğitim, Sağlık, Ticaret, Sosyal, Kültürel, Spor ve Eğlence yerlerinin kapalı alanlarında sigara içilemeyecek. Bu yasa ile hayatımız değişecek, dumansız günler başlayacak.Yasak şu bölgelerde uygulanacak:
-ULAŞIM: Kara, demir, deniz ve hava yolu ile taksiler dahil olmak üzere tüm toplu taşıma araçlarında sigara yasak.
-EĞİTİM: Okul öncesi eğitim kurumları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında sigara yasak...
-STATTA SINIRLI ALAN: Statlarda sigara içilmesine de sınırlama getirilecek. Buna göre, sigara içilebilecek bölümler, statların açık alanlarında olacak. Açık havadaki her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir yerlerinde ise tütün ürünleri kullanılamayacak. Ancak, bu tesislerde tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulacak.
-SERBEST ALANLAR: Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde, şehirlerarası ve uluslararası güzergahlarda yolcu taşıyan deniz yolu araçlarının güvertelerinde sigara serbest olacak. Turistik otellerde ise sigara içenlere özel odalar yapılacak.
-BİR YIL SERBEST OLAN YERLER: Lokanta, kahvehane ve kafeterya gibi yerler için yasaklar ise 19 Temmuz 2009'da yürürlüğe girecek.
-REKLAM YASAK: Tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alametleri kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtım yapılamayacak. Bu ürünlerin kullanılmasını özendiren veya teşvik eden kampanyalar düzenlenemeyecek. Tütün ürünleri üreten ve pazarlamasını yapan firmalar, her ne suretle olursa olsun hiçbir etkinliğe isimlerini, amblemlerini veya ürünlerinin marka ya da işaretlerini kullanarak sponsorluk yapamayacak.
-DİZİ YASAĞI: Televizyonda yayınlanan programlarda filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünleri kullanılamayacak, görüntülerine yer verilemeyecek. Ancak, tarihi belge niteliğindeki görüntüler için bu yasak geçerli olmayacak.
-CEZALAR: Yasak bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL, sigara izmariti ve paketini yere atana ise 20 YTL ceza verilecek. Tütün yasağı olan açık ve kapalı alanlarla spor, kültür, sanat ve eğlence yerlerinde sigara içenlere para cezası ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlilerince verilecek. Sigara yasağının uygulanması ve tedbir alınmasıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler önce yazılı olarak uyarılacak. Bu uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında ise mahalli mülki amir tarafından 500 YTL ile 5 bin YTL arasında ceza verilebilecek.
Sigara içme yasağı ülkemizin daha da ileri gitmesine yardımcı olacak.gençlerin sigaraya olan ilgisini de azaltacaktır.Çünkü ülkemizde 18 yaş altı sigaraya ilgi duymaktadır.Nedeni gençliğin biran önce büyümek istemesidir.Sigara içmeleri onları kendilerince büyük gösterme anlamına gelir.Fakat alınan zehir onların daha tamamen gelişmemiş olan akciğerlerine zarar verir.Aslında sigara sadece gençlere değil yetişkinlere ve yaşlılarada çok zararlıdır.

Panasonik kamera




30X optik zoom özelliğine sahip olan ürün, bu sayede görüntüleri üst seviyede yakınlaştırabiliyor. Üekim yaparken aynı anda fotoğraf çekebilme ve resimleri SD kartı kullanarak bilgisayara aktarabilme olanağı sunan VDR-D150’nin 2,5 inçlik LCD ekrana sahip. Bilgi için: panasonic.com.trKaynak: bthaber.com


Yüzü temizleme yöntemi normal vücut temizliğinden farklıdır.Yüz temizliği kendinize ait bir sabunla günde iki kere yıkanmalıdır.
Herkesin rahatlıkla yapabileceği pratik maskeler:
Yüzdeki Yağı kırmak için: herkesin kullanabileceği tek ürün Doğal Maden suyudur.Maden suyuyla yüz sabah akşam yıkanmalıdır.

Yağlı Ciltler için:1 yemek kaşığı yoğurda yarım salatalık rendelenir.Karıştırılıp cilde sürülür.20dk. beklenir ve su ile yıkanır.

Kuru Ciltler için:1 yemek kaşığı bala 3 damla limon sıkılıp yüze sürülür.20dk. bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.

Bunlar haftada iki kere yapılırsa cilt nefes alır rahatlar.Ama yine de ayda bir kere cilt bakımı yaptırmak gerekir.
Cilt testinden sonra cilde uygun krem sürülebilir.


Yaza tüm kadınlar kışın aldıkları kiloları verip sahillerde dolaşmak ister.Mevsime formda girmenin en önemli safhalarından biri akşam 19'dan sonra birşey yememektir.
Diyetisyenlerin büyük bir bölümü akşam yemeğinden sonra bir şeyler yemeyi kesilmesini söyler.Çünkü araştırmalara göre yemek ne kadar geç yenirse vücut yenilenleri yağ olarak depolama oranı o kadar artar.Bir diğeride spordur.Spor vücudu zinde tutar.
ZAYİFLAMA ÖNERILERI,
1.Bitkisel Zayıflama İlaçları Sinir Sistemini Bozuyor: Bitkisel zayıflama ilaçlarının vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açarak, karbonhidrat metabolizmasını etkilediği, bununda istem dışı göz kaymasına ve yürümede dengesizliğe neden olabildiği belirlendi. Aynı durumun, alkoliklerde de görülebildiğini ifade eden uzmanlar,alkoliklerde de thiamin eksikliğinin meydana gelebildiğine işaret ettiler. Bitkisel zayıflama ilaçlarının, ciddi bir rahatsızlık olan ataksiaya da yol açabildiği kaydedildi. Uzmanlar, araştırmada bitkisel ilaçların, metabolik dengesizlik yarattığını belirlediklerini açıkladılar. Araştırmada, deneklerin kaslarına thiamin enjekte eden uzmanlar, 3 gün içinde yürüme ve vücut dengesinin sağlanabildiğini gözledi. Bir ayiçinde ise hastalardaki sorunun tamamen giderildiği belirlendi.
2.Açlık Karşısında Nasıl Dayanıklı Olunabilir: Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır. Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.İçilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır. Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz. Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir. Not: Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır. 3.Su İçmek zayıflatır: Birçok kişi sinirli ya da üzgün olduklarında ilk iş olarak buzdolabına yönelir. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan endorfin hormonu iştah açar ve bizi yemeye yönlendirir. Oysa bu durumda yapılacak en yararlı şey su içmektir. Çünkü su, endorfin hormonu salınımını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi engeller. Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur. Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi çalışmaz ve yağlar bedende depolanır. Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur. Bu yüzdendir ki kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir. Not:Eğer günde 1 saat spor yapıyorsanız, bu miktarı 1 litre arttırmanız gerekir. Genelde insanın 8 bardak (2 litre) suya ihtiyacı vardır. Ancak kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerekir. Uzmanlar bunu fazladan her 12 kilo için 1 bardak su olarak ifade etmektedir. 4. Zayıflamada Elma Vazgeçilmez: Elmada yalnız 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için harika bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için kilo almayı önler, kan şekeri ve yüksek tansiyon için de oldukça faydalıdır. Elmadaki petkin maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir. Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen "Phenylalanin" de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.
5.Kilo Veremiyorsanız Beslenme Alışkanlıklarınızı Değiştirin: Sağlıklı yaşam için yemek yeme ve pişirme alışkanlıklarında yapılması gereken değişikler ile dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: -Yüksek kalori içeren hazır besinlerden sakınılmalı. -Aynı gruptaki besinlerin düşük kalorili olanları tercih edilmeli. -Az ve sık yenmeli, öğün atlanmamalı. -Mutlaka kahvaltı yapılmalı, akşamları aşırı yemek yenmemeli. -Açlığı bastırmak için salatalık, havuç, elma, şeftali gibi düşük kalorili yiyecekler tercih edilmeli. -Her gün sebze ve meyve yenmeye çalışılmalı. Böylece vücudun ihtiyaç duyduğu posa alınmış olunur. -Beta keroten, C ve E vitamini gibi antioksidanları içeren yiyeceklerden almaya özen gösterilmeli. -Yemekler için küçük tabak, salatalar için büyük tabak kullanılmalı. -Yemek küçük lokmalar halinde yenmeli, iyi çiğnenmeli, acele yemek yenmemeli. -Yemek yerken, TV izleme, gazete, kitap okuma gibi, başka şeylerle meşgul olunmamalı. -Yemek öncesi ve yemekle birlikte su içilmeli. Günde 8-10 bardak su içmeye özen gösterilmeli. -Yemekten sonra dişler fırçalanmalı. -Yalnızlık duygusu varsa, bunu yiyerek bastırmaya çalışılmamalı. -Etli, kıymalı yemeklere yağ konmamalı. -Diyette doymuş yağ ve kolesterol miktarı azaltılmalı. Yemeklerde zeytinyağı ve diğer sıvı yağların her ikisi de kullanılmalı. -Zeytinyağlı sebze yemeklerine az yağ konulmalı. (1 kilogram sebze için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı) -Her türlü kızartmadan uzak durulmalı. -Kömür ateşinde aşırı pişmiş etler ve tütsülenmiş yiyeceklerden kaçınılmalı. -Evde tatlı yapmamaya çalışılmalı. Çok arzu edilirse tatlandırıcı ile yapılmış sütlü tatlılar tercih edilmeli. Tatlı yerine meyve tüketilmeli. -Böreklerde kıyma yerine sebze kullanılmalı. Fırında pişirilmiş börekler tercih edilmeli. -Özel diyet yemekleri yapılıp, aileyle birlikte sofraya oturmaktan soyutlanmamalı. Sağlıklı pişirilen yemekler tüm aileyle paylaşılmalı. -Haftada bir gün, serbest gün ilan edilip istenen şeyler yenebilir. Ancak takip eden öğünde, salata, yoğurt, sebze, meyve gibi düşük kalorili yiyeceklerle önceki öğün dengelenmeli. Vücut Aktivitesi de ArttırılmalıSağlıklı yaşam için yeme alışkanlıklarının değiştirilmesinin yanı sıra vücut aktivitesinin de artırılmasına değinen uzmanlarca ;-Güne erken başlanmalı, 7-8 saatten fazla uyunmamalı. -Kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürünmeli, asansör yerine de merdiven kullanılmalı. -Mümkünse haftanın 3-4 günü egzersiz yapılmalı. Pasif jimnastik yerine kalp-damar sistemini güçlendirecek aktif jimnastik tercih edilmeli veya günde 30 dakika-1 saat tempolu şekilde yürünmeli.


İnsanlık tarihinde her zaman bu konu tartışılmışt ır.Bazı bilim adamları uzaylıların var olduğunu kabul ederken bazıları da kabul etmez.
Biliyoruz ki henüz birleşmiş milletlerin çatısına inip biz geldik ey dünyalılar diyen herhangi uzaylı medeniyet yok.Acaba böyle olmaması,olmadıklarını mı ifade ediyor,yabancı gezegenlerden geldiği tahmin edilen uzay araçlarının bazıları neden bizlerden bir yabani hayvan gibi kaçıyor.Eski tarihimizde bir şeylerin olduğunu artık biliyoruz,bunlar bize bazı uzaysal temasların yoğun bir şekilde olduğunu gösteriyor.İşte yan tarafdaki fresco lar.Ihlara vadisini gezdiğimde yeraltı şehirleri çok ilgimi çekmişti,anlatıldığına göre binlerce kişi yeraltında kendilerini koruyorlardı ama kimlerden?Ya havada uçan bazı şeyler onları rahatsız ediyorsa ?Eskilerden izler hıristiyanlığın ilk dönemlerinden sonra birdenbire azalarak yok oluyor,ta ki 1940 larda Amerikadaki ufo dalgalarına kadar sonra yine duruluyor 1952,1967 ve yine 1973 de bir dalga geliyor.Hiç birinde ise legal bir tanışma olmuyor,bir çok olay var,insanları kaçırıyorlar,hayvanları kesip biçiyorlar.Hiç biri biz sizinle tanışmaya geldik demiyorlar.Bunlar tabi sadece Amerika kayıtları,aynı tarihlerde dünyanın çeşitli yerlerinde de gözlemlerde artış var.Bizimle legal olarak temas kurmamalarının bir kaç sebebi olabilir.1- Eskiden beri bizleri biliyorlar,bu sebeple kendilerini yeniden tanıtmıyorlar..2-Niyetleri bizimle tanışmak değil !3-Hep buradalar.Şimdi yukardaki olasılıkları biraz açalım,eskiden beri bizleri biliyorlar olabilirlik çerçevesinde, yanlız hep onlarsa.? Yani sadece Dünyamızı ziyaret eden bir yabancı medeniyet .Bence bu pek mantıklı görünmüyor.Evren içinde bir çok yaşamın olabilirliliğini kabul ediyoruz.Öyleyse sadece bir gezegenden dünyamızın ziyaret edimesi mantıksız.(İleriki dönemlerde bu konular hakkında bilgi vericez.)Ayrıca eskilerden izlerde bizlerle iyi geçinenler olduğu gibi tam tersi olanlarda mevcut.Niyetleri bizimle tanışmak değil!Uzaylı faaliyetleri 1945 yılından itibaren artmıştır.Çünkü insanoğlu o dönemde atomun gücünü fark etmiştir.Ve daha tehlikeli olmaya başlamıştır.
Bazı uzaylı filmleri:

Abbott and Costello Go to Mars
Abducted
The Abyss
The Alien
Alien Abduction: The McPhearson Tape
Alien Autopsy
Alien Hunter
Alien Intruder
Alien Nation
Alien
Aliens
Alien³
Alien: Resurrection
Alien Predator'e Karşı (Alien vs. Predator)
Alone in the Dark
The Angry Red Planet
The Arrival
The Astronaut's Wife
Attack of the Killer Tomatoes

B
Barbarella
Battlefield Earth
The Blob
Breeders
The Brother from Another Planet
Body Snatchers

C
The Cat from Outer Space
Chicken Little
The Chronicles of Riddick
Close Encounters of the Third Kind
Cocoon
Cocoon: The Return
Communion
Coneheads
Contact
Creature
The Creeping Terror
Creepozoids
Critters

D
Dark City
Dark Star
The Day the Earth Stood Still
Decoys
Doom
Dreamcatcher

E
E.T. the Extra-Terrestrial
Earth Girls Are Easy
Earth vs. the Flying Saucers
Evolution
Explorers

F
Fakülte - The Faculty
Beşinci Güç - The Fifth Element
Fire in the Sky
Flight of the Navigator

G
Galaxy Quest
Ghosts of Mars
G.O.R.A

H
Halo
Hangar 18
H.G. Wells' The War of the Worlds
H.G. Wells' War of the Worlds
The Hidden
The Hitchhiker's Guide to the Galaxy

I
Impostor
I Married a Monster from Outer Space
Invaders from Mars
Invaders from Mars
Invasion of Astro-Monster
It Conquered the World
It! The Terror from Beyond Space
It Came from Outer Space
Invasion of the Body Snatchers, 1956, 1978

K
K-PAX
Killer Klowns from Outer Space
Koi Mil Gaya
Kurtuluş Günü - Independence Day

L
The Last Starfighter
Liquid Sky
Lost in Space

M
The Man Who Fell to Earth
The Man Who Wasn't There
Mars Attacks!
Siyah Giyen Adamlar - Men in Black
Siyah Giyen Adamlar 2 - Men in Black II
Mission to Mars

N
Naked Space
Night Skies
Night of the Creeps
Not of This Earth

P
Pitch Black
Plan 9 from Outer Space
Predator
Predator 2
Prey
Project: ALF
The Puppet Masters

R
Returner
Robot Monster

S
İşaretler - Signs
Solaris
Spaceballs
Space Jam
Species
Species II
Species III
Stalker
Star Trek III: The Search for Spock
Star Trek IV: The Voyage Home
Star Trek V: The Final Frontier
Star Trek VI: The Undiscovered Country
Star Trek: First Contact
Star Trek: The Motion Picture
Star Trek: Nemesis
Star Trek II: The Wrath of Khan
Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike - Star Wars Episode I: The Phantom Menace
Yıldız Savaşları: Bölüm II - Klonların Saldırısı - Star Wars Episode II: Attack of the Clones
Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı - Star Wars Episode III: Revenge of the Sith
Yıldız Savaşları: Bölüm IV - Yeni Bir Umut - Star Wars Episode IV: A New Hope
Yıldız Savaşları: Bölüm V - İmparator - Star Wars Episode V: The Empire Strikes Back
Yıldız Savaşları: Bölüm VI - Jedi'ın Dönüşü - Star Wars Episode VI: Return of the Jedi
Yıldız Geçidi - Stargate
Yıldız Gemisi Askerleri - Starship Troopers

T
Teenagers from Outer Space
They Live
The Forgotten
The Thing
The Thing from Another World
Things Are Tough All Over
This Island Earth
Titan A.E.
Total Recall
Treasure Planet
The Trollenberg Terror
The Invasion

U
U.F.O.

V
Virus
The Visiting

W
Dünyalar Savaşı - War of the Worlds

X
The X Files

Z
Zathura
Ziyaretçile


2003 FIFA Konfederasyon Kupası'nda da Kolombiya'yı yenerek üçüncü olan Türk Milli Takımı 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılma hakkını play-off maçlarında Letonya'ya 0-1 ve 2-2'lik sonuçlarla kaybetti. 2006 Dünya Kupası elemelerinde Yunanistan, Ukrayna ve Danimarka ile aynı grupta bulunan Ayyıldızlılar; Ersun Yanal yönetiminde fazla başarılı olamadı ve bu sonuçlar sonrasında Ersun Yanal yerine Fatih Terim getirildi. Fatih Terim yönetiminde Ukrayna'nın ardından grupta ikinci olmayı başaran Türk Milli Takımı play off maçlarında İsviçre ile eşleşti. Deplasmanda 2-0'u yenildiği İsviçre'yi rövanşta 4-2 yenmesine rağmen deplasman golü kuralıyla rakibine elendi. Maçtan sonra çıkan olaylar yüzünden FIFA Türkiye'ye resmi maçlarda geçerli olmak üzere 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası verilmişti.
2006 yılında Türk vatandaşlığına geçen ve Mehmet Aurelio adını alan Brezilya vatandaşı Marco Aurélio Brito dos Prazeres, teknik direktör Fatih Terim tarafından Lüksemburg ile oynanacak hazırlık maçı kadrosuna çağrılarak bir ilki gerçekleştirdi. 1980'lerin ikinci yarısından itibaren hızla artan bir şekilde milli takımda yer alan, Avrupa'da doğup büyümüş Türk kökenli futbolcuların aksine Aurelio, tamamen yabancı kökenli bir futbolcu olarak Türk vatandaşlığına geçmesinin hemen ertesinde milli takıma çağrılması tartışmalara sebep oldu.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde Yunanistan, Norveç, Bosna-Hersek, Macaristan , Moldova ve Malta ile aynı grupta bulunan Türk Milli Takımı grupta oynadığı ilk 3 maçın 3'ünüde kazanmayı başardı. Dördüncü maçına 24 Mart 2007 tarihinde Atina'da Yunanistan karşısına çıkan milliler maçın hemen başında yediği golle 1-0 mağlup duruma düşmesine rağmen Tuncay Şanlı, Gökhan Ünal, Tümer Metin ve Gökdeniz Karadeniz'in golleriyle karşılaşmayı 4-1 kazandı ve tarihinin en büyük başarılarından birine imza attı. Daha sonra ise 28 Mart çarşamba günü oynadığı Norveç maçından 2-2 lik skorla ayrıldı. Bu karşılaşmada takımın her iki golünü de Hamit Altıntop attı. A-Milli takımının 3 maçlık seyircisiz oynama cezası bu maçla sona erdi. Bosna-Hersek ile olan bundan sonraki grup maçında ise Hakan Şükür ve Sabri Sarıoğlu ile iki kez öne geçmesine karşın Türkiye son dakikada yenen golle 3-2 mağlup oldu.8 Eylül 2007 günü Malta maçında 2-2 berabere kalan Milli Takım beklenmeyen iki puan kaybı yaşadı.12 Eylül 2007 günü ise Macaristan karşısında Beşiktaş İnönü Stadında oynanan maçta 3-0 lık net bir skorla galibiyet alındı.Ancak Avrupanın zayıf ekiplerinden Moldava karşısında 1-1 berabere kalıp hemen arkasındanda grup lideri Yunanistana 0-1 yenilerek grubunda üçüncü sıraya gerileyerek Euro 2008 işini zora sokmuştur...17 Kasım 2007 gününde grup 2. Norveç'i deplasmanda 1-2 galip geldi ve Euro 2008'e Yunanistan'ın ardından gidecek 2. takım olma avantajını ele geçirmiştir.21 Kasım 2007 Çarşamba günü İstanbul Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanan Bosna-Hersek maçını milli takımımız 1-0 kazanmış ve o gün Euro 2008 tarihine gitmeye hak kazanmıştır



Recommended Money Makers

  • Chitika eMiniMalls
  • WidgetBucks
  • Text Link Ads
  • AuctionAds
  • Amazon Associates